Doğu Karadeniz’in en özel rotalarından biri olan Rize; yemyeşil ormanları, şelaleleri ve yaylalarıyla çocuklar için eşsiz bir keşif alanı sunuyor. Turumuz Rize–Artvin Havalimanı’ndan başlayacak, çay tarlalarında uygulamalı deneyimler, köy ziyaretleri, kısa doğa yürüyüşleri, göl ve yayla manzaraları eşliğinde yöresel lezzetlerle bölgeyi yakından tanıyacağız. Birlikte eğlenmeyi, doğanın içinde öğrenmeyi ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla bölgeyi doğaya saygılı şekilde deneyimlemeyi önemsiyor; tulum dinletisi ve horonla gerçek bir Karadeniz ruhunu hep birlikte yaşamayı hedefliyoruz.
Doğu Karadeniz’in en özel rotalarından biri olan Macahel Vadisi, yemyeşil ormanları, şelaleleri ve sınır köylerinin sakin atmosferiyle dikkat çeker. Bu turda Rize–Artvin Havalimanı’ndan başlayarak Borçka Karagöl, Mençuna ve Maral Şelaleleri, Macahel köyleri ile Fırtına Vadisi – Pokut – Sal Yaylaları gibi bölgenin simge duraklarını ziyaret edeceğiz. Program boyunca yöresel lezzetlerle zenginleşen öğünler, kısa doğa yürüyüşleri, göl ve yayla manzaraları, dileyenler için serbest zamanlar ve akşam tulum dinletisi & horon ile gerçek bir Karadeniz deneyimi hedefliyoruz
Erzincan'dan başlayıp Tunceli, Ovacık, Harput, Kemaliye, Divriği ve Sivas'a uzanan bu rotada; Munzur Vadisi'nin doğal güzelliklerini, Harput'un tarihi atmosferini, Karanlık Kanyon'un etkileyici manzaralarını ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nı keşfedeceğiz.
Sayburç, Çakmaktepe, Göbeklitepe ve Karahantepe
İnsanlık tarihi için az bilinen bir dönemi, İlk Neolitik Dönemi aydınlatmaya çalışan Taş Tepeler Projesi kapsamındaki 12 kazı alanından Sayburç, Çakmaktepe, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi en dikkat çeken neolitik yerleşimleri mercek altına alıyoruz. Avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş sürecinin izlerinin sürüldüğü, ilk anıtsal yapılar, ritüel alanları ve mimari gelişmeler üzerine yeni bilgiler edindiğimiz bu kazıları yerinde inceleme fırsatı bulacağız. Kazı çalışmalarının devam ettiği sırada kazı ekibiyle bir araya gelme ve bilgi edinme fırsatını yakalamaya çalışacağız.
Şanlıurfa, sadece Neolitik Çağ ile değil, farklı dönemlerden günümüze kadar kesintisiz süren tarihi mirasıyla da ön plana çıkmaktadır. Haleplibahçe Mozaik Müzesi’nde Roma döneminden kalma mozaikleri, Kızılkoyun Nekropolü’nde kaya mezarlarını ve defin geleneklerinin izini sürebilecek, Harran’da Kümbet Evlerini, Türkiye’nin en büyük müze binası olarak tasarlanan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret edeceğiz. Balıklıgöl ve çevresinde, kutsal kabul edilen havuzların tarihsel ve mitolojik geçmişini öğrenerek turumuzu tamamlayacağız.
Çocuklarla birlikte doğayla bağımızı tazelemeye, oyunla, masallarla, dansla ve sohbetle Miniklerle Doğa Kampı'nda bir araya gelmeye hazırlanıyoruz. Etkinliklerimizi öğretici değil, paylaşımcı bir yaklaşımla, özenle seçiyoruz; doğaya, suya, yemeğe, birbirimize ve kendimize saygı duyduğumuz bir birlikteliğe inanıyoruz. Aynı sofrayı paylaşmak, aynı çemberde buluşmak, tüketim alışkanlıklarımızı dönüştürmek ve farkındalıkla hareket etmek için çıkıyoruz bu yola. Sevginin ve empatinin gücüne inanıyor, birlikte büyümenin neşesini paylaşıyoruz.
Bu turumuzu, Urartular'dan, Ermenilere, Alevi Kürtlere, Selçuklular'dan Türk beyliklerine, Anadolu'nun kadim halklarının bıraktığı izleri takip eden rotayla ülkemizin öteki hazinelerini keşfetmek üzere Erzinacan'dan başlayıp, Tunceli (Dersim), Munzur, Kemaliye, Divriğ ve Sivas'ta sonlandırıyoruz.
Mekana özgü, çağdaş sanatın uluslararası bir etkinliği olan Kommagene Bienali ikinci defa kapılarını açıyor. Bienal yaşadığı coğrafyada, tarihsel dönemlerin ve kültürlerin döngüsel doğasına ve yakın geçmişte yaşanan deprem felaketinin ardından manevi ve ekonomik yeniden doğuş ihtiyacına atıfta bulunarak 'İyileşmek' temasını seçti.
6. Mardin Bienali kapsamında hazırladığımız Mardin - Diyarbakır gezimizde Melis Terzioğlu anlatımı ile Mardin Bienali ve Diyarbakır sanat ekosistemi sergilerini gezerken Kuzey Mezopotamya'nın tarihi ve kültürel mirasına da tanık oluyoruz.